SİGORTA GERÇEKTEN “SEPETE EKLENEN” BİR ÜRÜN MÜ?

Poliçeyi sepete eklemek kolay. Peki doğru teminatı kim anlatacak, hasarda müşterinin yanında kim olacak?

SEKTÖRE DAIR

9/9/2026

Son dönemde sigorta şirketleri tarafında sıkça konuşulan gömülü sigortacılığı, bu kez bir de sahadan, acente gözüyle değerlendirmek istedim.

Uçak bileti alırken seyahat sigortası, telefon alırken cihaz koruma, araç kiralarken ek teminat…

Evet, bu model bazı basit ve standart ürünlerde büyüyebilir. Ancak ben, özellikle Türkiye’de gömülü sigortacılığın anlatıldığı ölçüde büyüyeceğini düşünmüyorum. Hatta mevcut yapıda, sektörde ciddi bir karşılık yaratıp ibreyi bile oynatacağı kanaatinde değilim.

Çünkü sigorta yalnızca satın alma anından ibaret değil. Asıl mesele çoğu zaman poliçe kesildikten sonra başlıyor.

Müşteri;

Teminatını kimden öğrenecek?
Eksik veya yanlış teminatı kim fark edecek?
Hasar olduğunda kimi arayacak?
Şirketle arasında sorun çıktığında kim yol gösterecek?

Kasko, sağlık, konut, işyeri ve özellikle ticari risklerde sigortayı başka bir ürünün yanına eklenen birkaç kutucuktan ibaret görmek, bana göre sigortacılığın en önemli iki unsurunu gözden kaçırıyor:

Danışmanlığı ve güveni.

Teknoloji büyümeli.
Yapay zekâ kullanılmalı.
Yeni dağıtım kanalları gelişmeli.

Buna itirazım yok.

Ancak yeni dağıtım kanalları oluştururken, yıllardır müşterinin riskini tanıyan, ihtiyacını bilen ve hasar anında yanında duran acentenin rolünü küçültmek yerine yeniden tanımlamak gerektiğini düşünüyorum.

Belki de geleceğin modeli:

“Acente mi, teknoloji mi?” değil;
“Teknolojiyi en iyi kullanan acente” olacaktır.

Buradan iki tarafa da sormak istiyorum:

Değerli acenteler; sizce gömülü sigortacılık gerçekten önemli bir tehdit mi, yoksa belirli ürünlerle sınırlı kalacak tamamlayıcı bir kanal mı?

Değerli sigorta şirketi yöneticileri; siz geleceğin dağıtım modelinde acenteyi nerede konumlandırıyorsunuz?

Ve en önemli soru:

Sigorta gerçekten sepete eklenen bir ürün müdür, yoksa hâlâ güven ilişkisi üzerine kurulu bir meslek midir?

Siz ne düşünüyorsunuz?

Hülya Şahin