YILLARCA ACENTELERE “KURUMSALLAŞIN” DENİLDİ…

“Kurumsallaşacağız” derken bu yolda neredeyse bir ev parası harcadım. Bugün geriye dönüp baktığımda kendime şu soruyu soruyorum: Bize yıllarca kurumsallaşmanın kendisi mi anlatıldı, yoksa sadece görüntüsü mü?

ACENTENIN SESI

10/10/2026

Peki bugün kurumsallığı yeniden konuşmanın zamanı gelmedi mi?

Yaklaşık 30 yıl önce sigortacılığa başladığım dönemleri hatırlıyorum.

Ofisini yeni açmış, müşterisini bulmaya ve ayakta kalmaya çalışan acentelere sürekli aynı şey söylenirdi:

“Kurumsallaşmalısınız.”

Biz de sorardık:

Nasıl? Nereden başlayacağız? Önce neyi değiştirmeliyiz?

Fakat çoğu zaman gerçekten yol gösteren bir model yoktu. Kendi yollarımızı kendimiz bulduk. Denedik, öğrendik, yanıldık. Kimi zaman gerekli olmayan yerlere de ciddi paralar harcadık.

Kendi adıma söyleyeyim:

“Kurumsallaşacağız” derken bu yolda neredeyse bir ev parası harcadım.

Personel aldık, ofisler büyüttük, şubeler açtık. Yazılımlar ve danışmanlık hizmetleri satın aldık.

Bugün kendime şu soruyu soruyorum:

Bize kurumsallaşmanın kendisi mi anlatıldı, yoksa görüntüsü mü?

Çünkü büyük bir ofis, şık bir logo, çok sayıda çalışan veya şube tek başına kurumsallaşmak değildir.

Yeni bir acentenin müşterisini ve sürdürülebilir gelirini oluştururken, işin kişilere bağımlı kalmayacağı bir düzeni de adım adım kurması gerekir.

Benim için kurumsallaşmanın en net tarifi şudur:

Kişiler değişse bile bilgi, hizmet ve iş akışı devam edebilmelidir.

Geçtiğimiz günlerde büyük bir sigorta şirketinde uzayan bir hasar dosyası için bilgi istediğimizde aldığımız cevap şuydu:

“İlgili arkadaş izinli olduğu için dosya beklemiş.”

Yüzlerce çalışanı ve güçlü teknolojik altyapısı olan bir organizasyonda dosya hâlâ tek bir kişinin müsaitliğine bağlıysa, o yapı gerçekten kurumsal mıdır?

Bir taraftan yapay zekâyı ve geleceğin sigortacılığını konuşuyoruz. Diğer taraftan eski sistemler ve aksayan iş süreçleriyle mücadele ediyoruz.

Yeni teknolojileri konuşurken, yıllardır çözülmeyen bu işleyiş sorunlarını da gidermemiz gerekmez mi?

Gerçek dijitalleşme; işi hızlandırmak, bilgiyi kişiden sisteme taşımak ve süreçleri ölçülebilir hâle getirmektir.

Bu dönüşümü kendi işimde yaşadım.

Bugün kullandığımız robotik otomasyon sistemi, 25 sigorta şirketindeki fiyatları birkaç saniye içerisinde tarayıp karşılaştırabiliyor.

Bir dönem 40 personel ve 5 şubeyle yürüttüğümüz işi bugün 6 personel, robotlar ve otomasyon sistemleriyle 2 ofisten yönetebiliyoruz.

Üstelik hazır müşteri bekleyen bir yapı değiliz. Müşterisini bulan, sahaya çıkan ve kendi portföyünü oluşturan bir acenteyiz.

O hâlde kurumsallığı hâlâ çalışan sayısı, şube sayısı ve ofisin büyüklüğüyle ölçebilir miyiz?

Mesele insanı sistemden çıkarmak değil, sistemi tek bir insana bağımlı olmaktan çıkarmaktır.

Tecrübe, ilişki yönetimi, güven ve karar verme her zaman önemli olacak. Güçlü bir sistem ise bu emeğin kesintisiz hizmete dönüşmesini sağlayacak.

Bugün kurumsallığı değerlendirirken ilk sorumuz şu olmalı:

Bir kişi olmadığında iş duruyor mu, yoksa aynı hizmet kalitesiyle devam ediyor mu?

Hülya Şahin
Tapu Sigorta Kurucu / Yönetici
SAİS – Sigorta Acenteleri İşveren Sendikası Kurucu Genel Başkanı