EVİMDE HASAR OLMADI, KONUT SİGORTAM NEDEN PAHALANDI?
“Evimde hasar olmadı, konut sigortam neden arttı?” Artan tamirat ve eşya maliyetlerinden sel riskine… Yenileme fiyatını etkileyen nedenleri günlük hayattan örneklerle anlattım.
SEKTÖRE DAIR
10/25/20263 min read


Konut sigortası yenilemelerinde sık duyduğumuz bir soru var: “Geçen yıl hiç hasarım olmadı. Bu yıl neden daha fazla ödüyorum?”
Bunu anlamak için yalnızca kendi evimizde yaşananlara değil, olası bir hasarı karşılamanın bugünkü maliyetine de bakmamız gerekiyor. Gelin, nedenlerini günlük hayattan örneklerle anlatalım.
1. Malzeme ve işçilik fiyatları arttı.
Evimizde bir hasar olduğunda kullanılacak boyanın, parkenin, borunun ve ustanın işçilik ücreti yükseldi. Bu nedenle aynı hasarın onarımı artık daha pahalıya gelebiliyor.
Örneğin mutfaktaki boru patladığında yalnızca boru değişmiyor. Duvar açılıyor, ardından sıva ve boya yapılıyor. Dolap da zarar gördüyse onun onarılması gerekiyor. Geçen yıl bu işlere yeten para, bugün yetmeyebiliyor. Bu artış sigorta primine de yansıyabiliyor.
2. Sel ve şiddetli hava olayları, aynı anda çok sayıda evde hasara yol açabiliyor.
Biz hasar yaşamasak da çevremizdeki riskler değişebiliyor. Tıpkı daha yeni yaşadığımız sel felaketinde olduğu gibi…
Sel olduğunda yalnızca bir iki ev değil, bazen binlerce ev aynı anda zarar görebiliyor. Bir evde halılar ıslanırken başka bir evde parkeler, mobilyalar ve beyaz eşyalar kullanılamaz hâle gelebiliyor. Her evin zararı ve onarım maliyeti de farklı oluyor.
Bu olayların oluşturduğu toplam hasar maliyeti ve değişen riskler, konut sigortası fiyatlarını etkileyebiliyor.
3. Evdeki eşya ve dekorasyonu yenilemenin maliyeti yükseldi.
Mobilyalarımızın, elektrikli cihazlarımızın ve evimizde yaptırdığımız dekorasyonun zarar görmesi hâlinde, bunları yerine koymak için gereken para arttı.
Örneğin yıllar önce aldığımız buzdolabı kullanılamaz hâle geldiğinde, yenisini eski fiyatından alamıyoruz. Mutfağımızı yenilediysek yeni dolapların ve ankastre cihazların bedeli de eskisinden farklı oluyor.
Bu nedenle poliçeyi yenilerken eşya ve dekorasyon bedellerini güncel tutmak gerekiyor. Güncellenen bedeller de primi etkileyebiliyor.
4. Yangın ve su hasarlarında ortaya çıkan masraf büyüyebiliyor.
Bir arıza yalnızca başladığı yere zarar vermeyebiliyor. Su başka odalara yayılabiliyor; yangında ise alevlerin yanında duman da eşyalara zarar verebiliyor.
Örneğin biz evde yokken çamaşır makinesinin hortumu çıktığında su saatlerce akabiliyor. Parkeler kabarıyor, kapılar ve dolaplar zarar görüyor. Alt komşunun tavanına kadar ulaşabiliyor.
Böylece küçük bir parçadan başlayan sorun, birden fazla onarım gerektiren büyük bir masrafa dönüşebiliyor. Bu zararların karşılanması ise poliçedeki teminatlara, limitlere ve şartlara bağlı oluyor.
5. Evin özellikleri ve seçilen güvenceler fiyatı değiştiriyor.
Binanın yaşı, evin konumu, bulunduğu kat, geçmiş hasarları ve poliçenin kapsamı fiyatlandırmada etkili olabiliyor.
Örneğin aynı büyüklükte iki ev düşünelim. Biri üst katta, diğeri daha önce su baskını yaşamış bir zemin katta olsun. Bu iki evin taşıdığı risk aynı olmayabilir.
Bir poliçede daha yüksek teminat limitleri veya ek güvenceler bulunuyorsa fiyat da farklı çıkabilir. Bu yüzden “Komşum daha az ödedi” derken iki poliçenin kapsamını da karşılaştırmak gerekir.
Konut sigortamızı yenilerken fiyatın neden değiştiğini sormalıyız. Bununla birlikte evimizin ve eşyalarımızın bedellerinin güncel olup olmadığını, hangi zararların hangi şartlarla karşılanacağını da öğrenmeliyiz.
Benim için poliçe düzenlemek kadar, müşterimin neye para ödediğini bilmesi de önemlidir. Müşterim, aldığı güvencenin kapsamını hasardan sonra öğrenmemeli.
Hülya Şahin
Hülya Şahin
Türk Sigortacılığına Sahanın İçinden Bakış
© 2026 Hülya Şahin | Tüm Hakları Saklıdır.
Sektörel Hafıza & Düşünce Platformu